#30Ağustos sadece bir askeri zaferin değil, aynı zamanda milletimizin bağımsızlık iradesinin simgesidir.
Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’yu işgal eden sömürgeci güçlere karşı Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı, emperyalistlerin paylaşım planlarını boşa çıkarmış, işbirlikçi saray yönetimini ve mandacı zihniyeti de tarihe gömmüştür. Bu büyük zafer, bağımsız bir cumhuriyetin temellerini atmıştır.
Ne var ki, Cumhuriyetin ilanından sonra kazanılan bu bağımsızlık, ekonomik ve siyasi alanlarda aynı güçle sürdürülemedi. Özellikle 1950’li yıllardan itibaren başlayan karşı devrim süreciyle birlikte Türkiye, dışa bağımlılığın içine çekildi.
Bugün geldiğimiz noktada ülkemizin üretim imkanları, limanları, madenleri ve tarımı büyük ölçüde yabancı tekellerin denetimine bırakılmış durumda. NATO üsleriyle kuşatılmış, kaynakları emperyalist çıkarların hizmetine sunulmuş bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız.
Bu tablo, 30 Ağustos’un günümüzde ne kadar güncel olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Zaferin bugünkü anlamı, yalnızca geçmişteki işgale karşı kazanılmış bir başarı olarak değil; aynı zamanda bugün ülkemizi ekonomik ve siyasi bağımlılıklardan kurtaracak, Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı hedefleyen rejim girişimine karşı birleşik bir mücadele çağrısı olarak da okunmalıdır.
Gençliğin öncülüğünde, halkın kararlılığıyla yeni zaferler kazanmak mümkündür. 30 Ağustos bize, ne kadar zor koşullar altında olunursa olunsun, bağımsızlık ve özgürlük için verilen mücadelenin mutlaka sonuç vereceğini hatırlatıyor.
Bugün, bu ruhu yeniden kuşanma; şövenist ve popülist kutlama anlayışlarını geride bırakıp, anlamsız kurumsal içerik ve videoların ötesine geçerek, toplumsal gerçeklere dayalı adımlar atma zamanıdır.
Çünkü emperyalizme diz çöktürenler ölümsüzdür ve bağımsızlık da bizim onlara sözümüzdür.
- Anasayfa
- Gündem
- Pazarlama
- Sosyal Medya
- Yapay Zeka ve Dönüşüm
- Kültür & Sanat
- Manifesto
- Blogun Hikayesi
Abone Ol
Son Yaratıcı Haberleri Alın
İlgili Yazılar
Bir Yorum Yazın