Close Menu
yicit.comyicit.com
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Pazarlama
  • Sosyal Medya
  • Yapay Zeka ve Dönüşüm
  • Kültür & Sanat
  • Manifesto
  • Blogun Hikayesi

Abone Ol

Son Yaratıcı Haberleri Alın

Neler Popüler?

2026: Yapay zekâdan yapan zekâya

Şubat 12, 2026

KONDA verileri ile Türkiye’de Yapay Zeka

Ocak 22, 2026

Orta Dünya Kariyerim

Kasım 27, 2025
X (Twitter) Instagram Pinterest LinkedIn
  • Blogun Hikayesi
  • Manifesto
X (Twitter) Instagram Pinterest LinkedIn
yicit.comyicit.com
  • Gündem
  • Pazarlama
  • Sosyal Medya
  • Yapay Zeka ve Dönüşüm
  • Kültür & Sanat
Subscribe
yicit.comyicit.com
Anasayfa » 2026: Yapay zekâdan yapan zekâya
Yapay Zeka ve Dönüşüm

2026: Yapay zekâdan yapan zekâya

Okuma Süresi: 4 dk.Şubat 12, 2026
Paylaş Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Reddit Telegram Email
Pazarlamasyon dergisinde yayınlanan 2026 yapay zekâ ve Agentic AI dönüşümü hakkındaki makale sayfası.
Paylaş
Twitter LinkedIn Pinterest Email

2026, teknolojinin kendi ivmesiyle değil; insan–makine ilişkisini yeniden düzenleyen bir kırılma yılı olarak önem kazanacak gibi duruyor. Eylem üreten yapay zekâ, önümüzdeki süreçte kurumların ve toplumun karar alma mimarisini değiştirecek; fakat bu değişimin yönü hâlâ insanın kurduğu çerçeveye bağlı.

2025 boyunca dünyanın yeniden şekillendiğini, paradigmaların hızla değiştiğini ve yapay zekâ teknolojilerinin gündelik hayatın sıradan bir bileşenine dönüştüğünü vurguladım. Bu dönüşümün merkezinde ise yalnızca teknoloji değil; insan, kurumlar, değerler sistemi ve tüm bunları taşıyan kültürel yapılar ile onları biçimlendiren ekonomi-politik dinamikler olduğunu göstermeye çalıştım. Bu nedenle asıl odaklanılması gerekenin teknolojinin kendisi değil, onun temas ettiği ve dönüştürdüğü sosyoteknik bütün olduğu konusunda ısrar ettim.

Çünkü teknolojinin hızından çok, bu hızın yarattığı düşünsel kırılma belirleyici artık. Zira yapay zekâ yalnızca yeni bir araç değil; insanın eylem, karar ve anlam üretme süreçlerini yeniden tarif eden bir çerçeveye dönüşüyor. Üretken modellerin ortaya çıkışıyla başlayan ilk dönem, insanla makine arasında kurulan “diyalog” üzerinden tanımlandı. Tanımlayıcı olan bu dönemin dili soruydu; makinenin verdiği cevaplarla ilerleyen, görece pasif bir asistanlık ilişkisi.

2026 ise bu ilişkinin yön değiştirdiği eşik olacak gibi görünüyor. Önümüzdeki aylarda yapay zeka, artık sadece konuşan değil, yapan bir organizmaya (Agentic AI) dönüşüyor. Bu dönüşümün ardındaki motivasyon teknik ilerleme kadar, belirsizlikle şekillenen ekonomik ve örgütsel ihtiyaçların da bir sonucu. Kurumların operasyon yükü artıyor, karar döngüleri kısalıyor, veri hacmi büyüyor. İnsan kapasitesinin bilişsel sınırları, teknolojiyle ilk kez bu kadar doğrudan karşı karşıya geliyor. 

Böyle bir bağlamda, eylem üreten algoritmalar kaçınılmaz bir yan ürün değil; sistemin sürekliliğini sağlayan yeni aktörler olarak klasik otomasyon anlayışının ötesinde bir yerde konumlanıyor. Talimat alan değil; durumu yorumlayan, seçenekleri tarayan, uygulamaya geçen, sonuçları yeniden değerlendiren bir sistemin tam kalbindeler artık. İnsan kararının çerçevesini daraltarak değil, onu yeni bir ölçeğe taşıyarak konumlanıyorlar. Dolayısıyla mesele yalnızca teknolojik bir gelişme değil; karar verme mantığının yeniden kuruluşu.

Bu eşiğin asıl kritik yanı ise görünmeyen bir zeminde gerçekleşiyor olması. Bugünün kurumları için en büyük risk, yapay zekanın “nasıl çalıştığını bilmemek” değil, neyi referans aldığını, hangi değerler ve ön kabullerle hareket ettiğini veya arkasındaki karmaşık sermaye yapısını öngörememek. Çünkü karar üreten sistemler artık yalnızca verileni işlemiyor; veriye dayalı olan örüntüleri, bağlamı ve tutarlılığı da değerlendiriyor.

Bu nedenle belki de markalar, kurumlar ve yöneticiler için temel soru, “teknolojiyi nasıl kullanırız?” değil; “teknoloji bizi nasıl okuyor?” olmalı. Artık bir kurumun dijital varlığı, içeriğinin niceliğinden çok niteliği ve tutarlılığıyla anlam kazanıyor. Parçalı veri, çelişkili söylem, kopuk veya kötü deneyim zincirleri yalnızca insan gözünde değil, artık sistem düzeyinde de güven kaybına yol açıyor. Bu çerçevede güven, estetik bir tercih ya da iletişim tonu değil; algoritmik ve hayati bir zorunluluk. En basit tarifiyle, bugün geldiğimiz noktada eylem üreten bir yapay zekanın güvenmediği bir yapıyı öneri döngüsüne dâhil edeceğini beklemek naiflik olur.

İşte bu noktada, 2025 boyunca dikkat çekmeye çalıştığım bir diğer konu olan “anlamın inşası” daha da önem kazanacak. Çünkü bu kez anlam, salt insani sezgiden değil; veri temelli bir tutarlılık denklemi üzerinden şekillenecek. Kurumların kendilerine ilişkin bilgiyi nasıl organize ettikleri, neleri görünür bıraktıkları, hangi bağları kurdukları bu eşikte belirleyici olacak.

Bu dönüşümün toplumsal yansıması ise çok daha derin olmaya aday. Zira yapay zekâ artık bireysel kararları değil, kolektif davranış kalıplarını da etkiliyor. Tüketim tercihlerinden örgütsel yapılara, bilgi dolaşımından risk algısına kadar geniş bir alanda, insan iradesi ile algoritmik düzen birbirine eklemleniyor. Bu eklemlenme, toplumun düşünme biçimini de dönüştürecek: daha hızlı, daha pragmatik, daha sonuç odaklı, fakat aynı zamanda daha kırılgan bir karar mimarisi oluşacak. İşte bu kırılganlık, “yapan zekâ” çağının bugün en az konuşulan özelliği.

Eylemin hızlanması, düşüncenin hafiflemesi riskini beraberinde getiriyor. Fakat tam da bu nedenle insanın rolü ortadan kalkmıyor; aksine daha kritik hale geliyor. İnsan, sürecin yavaş aklını, empati gereksinimini, irrasyonaliteyi, yani sistemin karmaşık ve derin düşünme kapasitesini temsil ediyor. Yapay zekâ eylemi hızlandırırken, insan bağlamı kuruyor.

Sonuç olarak 2026, teknolojinin kendi ivmesiyle değil; insan–makine ilişkisini yeniden düzenleyen bir kırılma yılı olarak önem kazanacak gibi duruyor. Eylem üreten yapay zekâ, önümüzdeki süreçte kurumların ve toplumun karar alma mimarisini değiştirecek; fakat bu değişimin yönü hâlâ insanın kurduğu çerçeveye bağlı.

Gelecek de bu yüzden teknolojiyle rekabet edenlerin değil; onunla ortak bir düzen kurabilenlerin olacak. Ve belirsizlik, bir engel değil; yeni anlamların filizlendiği bir başlangıç noktası olarak şekillenmeyi bekliyor.

Yiğit Kalafatoğlu.
Value Venture & Partners Kurucusu, Fractional CMO & Akademisyen
Pazarlamasyon Dergi, Ocak 2026

 

agentic ai eylem üreten algoritma yapan zeka Yapay Zeka yapay zeka ajanı
Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
Önceki YazıKONDA verileri ile Türkiye’de Yapay Zeka

İlgili Yazılar

Yapay Zeka ve Dönüşüm

KONDA verileri ile Türkiye’de Yapay Zeka

Ocak 22, 2026
Yapay Zeka ve Dönüşüm

Orta Dünya Kariyerim

Kasım 27, 2025
Yapay Zeka ve Dönüşüm

Yapay Zeka ve Bize Anlatılmayanlar

Kasım 20, 2025
Bir Yorum Yazın
Bir Yorum Yazın Cancel Reply

Öne Çıkanlar

Kaygılı yeni dünya ve yeni nesil pazarlama liderliği

Temmuz 22, 2025

Bir Grok Masalı

Temmuz 10, 2025

Gündelik Yaşamda Yapay Zeka

Mart 13, 2025

Yapay Zeka, Hiper-Kişiselleştirme ve Oyunlaştırma

Temmuz 11, 2024

Yapay Zeka ve Pazarlama Endüstrisi

Temmuz 24, 2023

Yapay Zekanın Sıradanlığı Üzerine

Temmuz 10, 2023
Kimdir?

Diğer Yazılar

CehaPe’den CHP’ye

Temmuz 3, 2025

Kurumsal İtibar ve Çalışanların İfade Özgürlüğü

Nisan 2, 2025

Necati Özkan’a Özgürlük!

Mart 24, 2025

Yine Yeni Yeniden Türkiye

Mart 31, 2024
YAZAR HAKKINDA

Kariyerine 2004 yılında adım attı. Aynı yıl yicit.com’da içerik üretmeye başladı. 2009 yılında, Türkiye’de sosyal medya alanında hizmet veren ilk ajanslardan biri olan Utopic Farm’ın kurucuları arasında yer aldı. Sektörde birçok ilke imza attı.

2010'da Kadir Has Üniversitesi’nde Sosyal Medya Akademisi’ni kurdu ve 10 yıl yönetti. Aynı yıl, “Sosyal Medya ve İtibar Yönetimi” konulu tez çalışmasıyla yüksek lisans eğitimini tamamladı. Akademik kariyerine Yeditepe Üniversitesi’nde MBA dersleri vererek devam etti; eş zamanlı olarak başladığı doktora çalışmalarında ise ağırlıklı olarak Nesnelerin İnterneti ve Yapay Zeka alanlarına odaklandı. Bugün, Nişantaşı Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencilerine “Pazarlama Teknolojileri” dersi vermekte olan Kalafatoğlu, akademik ve sektörel çalışmalarını eş zamanlı olarak sürdürmektedir.

Kurumsal kariyerinde ise uzun yıllar hizmet verdiği Penti’de Pazarlama ve Dijital Dönüşüm Direktörü olarak görev aldı. Ardından Hopi’de Pazarlama Direktörü olarak görev yaptı. Her iki kurumda da markaların stratejik ve teknolojik dönüşümlerine liderlik etti. Bir çok ödül kazandı ve başarı hikayeleri yarattı.

2024 itibariyle marka ve ajanslara danışmanlık sağlayan ve operasyonel destek sunan yeni bir hizmet modeli geliştirerek Value Venture & Partners'ı kurdu. Yerli ve global yapay zeka girişimlerine yatırımcı ve danışman olarak katılmaya başladı.

BÜLTENE KAYDOLUN

Güncel haber ve gündem başlıklarını kaçırmamak için e-posta adresinizle sistemimize kaydolabilirsiniz.

X (Twitter) Instagram Pinterest LinkedIn
  • Ana Sayfa
  • Pazarlama
  • Sosyal Medya
  • Gündem
  • Yapay Zeka ve Dönüşüm
  • Kültür & Sanat
© 2004 - 2025 | Yiğit Kalafatoğlu

Yukarıya yazın ve aramak için Enter tuşuna basın. İptal etmek için Esc tuşuna basın.